ham ipek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ham ipek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2012 Cumartesi

Vitrinde olmak ta başka bir mutluluk....

Muhteşem 2012....Oğlumuzun hayatının hedefini gerçekleştirmesi ile başlayan süreç temposunu yükselterek devam ediyor ve dilerim vitrinleri doldurarak 2013'ü karşılarız.
Hem ailemle hem de beni butik heyecanına ortak eden sevgili Süha ile bolluk ve bereket içinde tertemiz, yepyeni bir yıla girmek büyük mutluluk olacak.






                                                         İlk vitrine çıkışımızın resmidir...

21 Eylül 2012 Cuma

Sevgili Nurhan için hazırlanmıştır...

Neredeyse sadece sipariş üzerine çalışmaya başladım....Hoşmuş ama ufku dar maalesef...Nurhan, kardeşinin nişan töreni için çok hoş bir elbise almış, enfes bir dekoltesi olduğu için sadece bileklik ve küpe çalıştık. Elbise boyundan bağlı ve bağ kısmı tamamiyle morlu, beyazlı kumaş çiçekler, mor- beyaz inci boncuklarla süsülü. Bu yüzden bu renk ipek ve beyaz kumaş çiçekler Mayorka (Mallorca) incileri ile müthiş bir ahenk oluşturdu...Mutluluklar kardeşe....

10 Nisan 2012 Salı

Ey sevgili...

Ey sevgili en sevgili dünya sürgününden azad et beni
Uzak denizler var aramızda
Ve beyaz güller
Sonra gelip geçen zamanlar
Kuşların
Kelebeklerin
Ve derin uykuların olmadığı dünyalarda
Yalnızlık düştü hissemize
Ve kapına geldik
Ey sevgili
En sevgili
Dünya sürgününden azad et beni




13 Mart 2012 Salı

Yusufçuk...

Çok ilginçtir; bu kolye özel olarak çalışılmıştır, ucuna iliştirirken yusufçuğu fark ettimki iliştirmek değildi yaptığım, bağımlı kılmak gibisine,kopamamak gibisineydi..ve şimdi, yusufçuğa atfedilen anlamlara baktığımda şunu okudum: Yusufçuk aşktaki tutkuyu, bağlanmayı ve ne pahasına olursa olsun vazgeçmemeyi anlatır.

Yusufçuk, çok çok özel, elde dokunmuş, eskimi eski bir kumaş ve ipek ile çalışıldı ve bu kolye sınırlarını aşacak ama nereye gidecek ben de bilmiyorum.

9 Mart 2012 Cuma

Harmoni...

Renklerin ihtişamı,uyumu, bir biri içinde inanılmaz oranlarla var olmaları, tıpkı bir bütünü dinlediğini zannettiğin müzikteki adetlerce enstrumanın dokunuşu ile oluşan harmoni gibi...ipekteki tonlarla, incinin, altının uyumunu, bir birlerini bütünlemesini gördüm aynı resimdeki gibi aynı müzikteki gibi...

31 Ocak 2010 Pazar

Authentic parliament..Satıldı..


Gözümün önünde çok büyük bir salon var ve otantik işlemelerin salındığı duvarlar, yüksek bir tavan, kocaman ağır bir masa ile ona eşlik eden kadifeden sandalyeler..burası bir parlamento ama otantik bir parlamento...
Müthiş bir mavi, otantik görünüm için karartılmış Afgan gümüş ve altınından kaidenin içi Arapça yazılmış ve taşın arkasında müthiş bir hikaye varmış gibi görünüyor..Kaidenin etrafı kök yakut, kök zümrüt ve labradorit taşları ile de ihtişam katmış pendanta..Lacivert ve tonundaki ipekle tam bir otantik meclis oluşturdum.

28 Ocak 2010 Perşembe

Yoksa bu mudur?...Satıldı..


Üzeri iki renk ile minelenmiş pendant bu kez yumuşacık ham ipekle eşleşti...Şöyle bir manzara var artık; mavinin en derin renklerinde uçsuz bucaksız deniz, incecik ipeksi bir kumsal, üzeri sazlarla güneşten korunmuş barda limon küfü bikinisi,uçuşan pareosu ve kumsal şıklığını yansıtan kolyesiyle soğuk kokteylini yudumlayan güzel bir hatun. Yoksa bu mudur? Ben ce bu dur..

22 Ocak 2010 Cuma

Şahende aslında şahane...Satıldı..


Şahende aslında şahane...elimden gelse metal aparatları döküp, ipeği de ben dokumak isteyeceğim...Tığ oyaları yaptım, çok uygun renkte ipek üzerine yerleştirdim, küpelerini de iliştirdim, Şahende oldu şahane...

19 Ocak 2010 Salı

Lacivert...Dark blue.


Lacivert ipek buruldu, gümüş zincirler ve diğer aparatlarla birleştirildi ve mavi akikle buluşturuldu, adına da lacivert konuldu.

18 Ocak 2010 Pazartesi

İkiz gözyaşları...Satıldı...


Konağın tavanı kubbeli, geniş salonunda, anne, pırıltılı işleme örtüleri olan sedirde oturmuş, ahşap kafesli camdan bakıyordu...yüzünden hüzün okunuyordu, endişeli bir hüzün...haftalardır gözleri yollarda bekleyip duruyordu...Gözlerinden akan iki çift gözyaşı boynundaki, tacı andıran taşlı zarif, nefti saf ipek kolyesinde ıslak iki çift iz bırakmıştı...Bekledikleri çöllerden aşıp gelecekleri için endişeli idi, uzun zamandır kervandan haber alamamıştı..

17 Ocak 2010 Pazar

Kırılgan...Satıldı..Bir daha çalışılmayacaktır.


Yerküremin derin, çok derinlerinden gelen kaya kristallerinden biri daha..Muhteşem bir enerjinin kaynağından gelmekteler..Mor, turkuaz ve altının ışıltısıyla çok hassas ama asla adıyla bağdaşmayan başka bir tasarım yarattılar.

Slahna...



Sipariş üzerine çalışılmış son Dubaili....

12 Ocak 2010 Salı

Nakşedilen ömür...Artık yok...

Başka bir şey olmalıydı; gönlünün sultanı biliyordu tabiki onu nasıl sevdiğini, yazdığı şiirler, sesinin nameleri, gözlerindeki duygu seli hep anlatıyordu sevgisini ama başka bir şey olmalıydı, O'na ömrünü verdiğini, gününün tüm vakitlerinin O'na ait olduğunu bilmesini istiyordu, elleriyle dokunabilmeliydi, teniyle de her an hissedebilmeliydi. Koştu Kalemkar'ının yanına ve buyurdu tüm haşmetiyle 'ustam anlat sultanıma, O'na ömrümü nakşet'!
Hünkarın hislerinin heybetiyle, yan laleleri zarifçe kolkola geçirdi usta, demek istediki; her şey birbirine bağlı bu dünyada, ben de sana aynen böyle bağlıyım, her bir yan lale günün saatlerini belirten yönlere bakarken anlatıyorlardı Hünkarın sevdasının her daim devam ettiğini...işlendi, işlendi, bağlandı ham ipeklere, sırma nakışlar ve püsküller eşlik etti bu dillere destan sevdaya.

10 Ocak 2010 Pazar

Silky touch..Satıldı..




İpeksi dokunuş..muhteşem renkteki ipeğe, kök yakutların, kök zümrütlerin ve incilerin dokunuşu, hepsinin ruhunuza dokunuşu..altın aparatlarla tamamlandı.

9 Ocak 2010 Cumartesi

İstanbul saklasın bizi..Satıldı..


Deri boyunluk sarılmış, saklanmış siyah ipeklerin içine, tek istediği, ipeğin yumuşaklığı ile sonsuza dek beraber kalmak. Gümüş kaplamalar, pırıl pırıl taşlar, kadife kaplı boncuklar sadece arkadaşları..tek istediği siyah ipeği ile kalmak..

Havadis...Satıldı..


Konağın tavanı kubbeli, geniş salonunda, anne, pırıltılı işleme örtüleri olan sedirde oturmuş gözünden iki çift gözyaşı dökerken içeriye çok alımlı bir hatun girivermişti..İçeri buyur eden evin kalfası hatunun bir Havadis getirdiğini söyledi..Annenin özlem dolu kalbi kabarıverdi..ne zordu beklemek..hatun zarif bir endamla yüzündeki örtüyü açtı..anne bakamıyordu hatunuın yüzüne endişeden, oysa bu zarif hatun güzel bir Havadis getirmişti kervandan, birbirlerinin varlığından haberi olmayan ikiz Bedevi lerin kervanı çok yakında orada olacaktı...anne sevinçle gözlerini kaldırdı, karşında oturan hatuna sevgi dolu gözlerle bakarken boynundaki takıya hayranlıkla takılı kaldı...Yakutlarla süslü kolye bir dizi altın sırmaya iliştirilmiş, boynunu ise vişne çürüğü ipekle sarmıştı...

7 Ocak 2010 Perşembe

Deli aşk...SATILDI.


Aşkı anlatıyor bu, kırmızı ipekten, gümüş kaplama yuvarlak formlu pandanttan ve zarif bir püskülden oluşan kolye.

Kehribar...Satıldı..


Himalaya'ların en yüksek yerlerinden birine ulaştığında önce sis bulutunu gördü..içine doğru ilerlediğinde fark etti ki karşılaştığı manzarayı aklı kabul etmiyordu..bu doğa harikasını vurgulayacak kelimelere sahip değildi dağarcığı.

Bir Tibet rahibinin deneyimleyebileceği en güzel an dı..

Kehribar ve tutunduğu ipeğin rengi ruhsal bir yolculuğa çıkarttı beni.
Hatırlar gibiyim, üzerimdeki rengi ve elimdeki tesbihi...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...